
“Mülakat” demek torpil demektir!
Bunu herkes bilir!
Siz,
İşe girme umuduyla mülakata aldığınız bir gence
“Hangi takımı tutuyorsun” diye sorarsanız?
Sizde art niyet var demektir!
Mülakata giren adayın tuttuğu takımdan size ne?
Çift kale maç mı yapacaksınız?
***
OMÜ Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun
Doğuş Can Kavaklı’ya mülakatta bunu sordular!
Mülakatta hazır bulunan Asarcık Müftüsü de bir soru yöneltmiş!
“Benim neden burada olduğumu biliyor musun?” diye sormuş!
Öyle ya! Müftünün mülakatta ne işi var?
Zor bir soru! İmam dediğin işini yapar?
Doğuş Can buna da doğru yanıt verememiştir!
***
Pazartesi günü mülakat sonuçları açıklandı,
Mülakata giren 5 kişi arasında herkesten en az 10 puan önde olan Doğuş Can Kavaklı, başarısız bulundu!
Çarşamba gününe kadar zor dayandı…
Yani, bu haksızlığa ancak iki gün katlanabildi…
Belki bu arada bardağı taşıran başka şeyler de yaşandı…
Sonra kaldığı öğrenci yurdunun altıncı katından sonsuzluğa bıraktı kendini…
***
Konuyu neden yeniden gündeme getirdiğime gelince…
Birincisi,
Geçtiğimiz günlerde bazı yerel gazetelerde garip bir haber yayınlandı…
Haberde,
Doğuş Can’ın mülakatta uğradığı haksızlığın ardından intihar etmediği öne sürülüyor,
Kız arkadaşından ayrıldığı için ölümü tercih iddia ediliyordu…
Anlatılmak istenen özetle şuydu; Mülakatta torpil yoktu!
Doğuş Can, torpil nedeniyle uğradığı haksızlık yüzünden değil,
Kız arkadaşından ayrıldığı için yaşamına son vermişti!
Falan da filan… Yersen tabi!
***
Buraya kadar verilmek istenen mesaj bu…
Ancak haberin sonunda şöyle bir yönlendirme ve acındırma durumu söz konusu!
Hani ölen öldü, giden gitti…
Samsun Valiliğinin başlattığı soruşturma nedeniyle de
Doğuş Can’ın yerine işe alınan genç kız hala iş başı yaptırılmadı!
Oysa soruşturma sonuçlandı!
Ee! O halde torpilsiz kızımız neden hala işe başlatılmasındı?
Malum, ölenle ölünmüyor!
Soruşturma sonuçlandığına, olayda torpil filan da olmadığına göre,
Neden Vali Yardımcısından torpilsiz olduğu anlaşılan kızımız işe başlatılmıyor…
Hem zaten kızcağız çok da zor durumda, psikolojik destek görüyor…
Falan da filan…
Yazı böyle devam ediyor…
***
Bu arada soruşturmanın sonuçlandığını sadece bu haberi yazdıranlar biliyor!
Davayı takip eden avukatların bile haberi yok soruşturma sonucundan!
Belki de işe alınırken torpil yapan, mülakatta yardımcı olan Vali Yardımcımız bu bilgileri kendilerine vermiştir! Kim bilir?
***
Yazının haber değeri filan yok!
Çünkü anlatılanlarla ilgili hiçbir bilgi, belge, bulgu gösterilmiyor…
Öylesine birileri tarafından yazdırıldığı da apaçık belli yani…
Kaldı ki,
Doğuş Can sınav sonuçları açıklanınca yaşamına son vermiş!
Mülakatta torpil yapıldığı için değil, kız arkadaşından ayrıldığı içinmiş…
Öyle olsa ne olacak ki!
Mülakatta haksızlığa uğramak olayın tuzu biberi mi olmuş?
Diyelim ki Doğuş Can kız arkadaşına kızmış da kendi canına kıymış!
Bu durumda “Mülakat” gerçeği “Torpil” döngüsü ortadan kalkacak mıymış?
***
Ben, durup dururken bu haber de neyin nesi filan derken,
Haberde sözü geçen torpilsiz şahıs (!) M.A. aradı beni…
Malum, bu intihar olayını ben gündeme getirmiştim, yoksa kapanıp gidecekti!
O zaman da aramış hakaretler etmişti!
Sessiz, sakin dinlemiştim!
Hatta “Benim arkamda kimler var biliyor musun?” diye sorunca,
“Eminim güçlü birileri vardır. Yoksa hakkınız olmayan bir sınavı nasıl kazanacaktınız” demiştim!
***
M. A. durumun düzeltilmesini, bazı yerel gazetelere yine torpille yaptırıldığı anlaşılan bu haberin tarafımdan da yayınlanmasını istedi…
Hatta yine iftira atmakla suçladı beni!
Doğuş Can Kavaklı hiç ölmemiş gibi!
Dedim ki,
Bunun haber değeri bile yok!
Bilgi ve belgeye dayanmıyor.
İddialar soyut ve yoruma dayalı…
Kötü bir gazete haberi…
Biri şikayet etse, Basın Konseyi bu haberi yapanları kınar!
Ki, ben de Basın Konseyi Yüksek İstişare Kurulundayım…
Böyle onlarca haber şikayet konusu edilerek bize geliyor!
Oradan biliyorum!
***
Her neyse,
İntihar olayı ile ilgili elinde bilgiler belgeler varmış!
Bunca zaman boşuna beklememişler yani! (Kendisi böyle söylüyor!)
Ve şimdi dört gözle iş başı yapmayı bekliyor!
Demek ki neymiş;
Ölen, öldüğüyle kalıyormuş…
***
Her neyse ben kimseyi suçlamıyorum,
Çünkü bu sorun kimsenin şahsi meselesi değildir…
“Mülakat” demek torpil demektir…
Bu bir sistem sorunudur…
Adil değildir…
Ve bu sistem derhal değiştirilmelidir…
Torpili olanlar değil, liyakatli, göreve layık, vasıflı insanlar iş başına getirilmelidir…
Demek istediğim budur!
***
Samsun kırmızı- beyaza büründü!
Samsun'un gerçek sesi, tüm sosyal ağlarda!
Samsun'un gerçek sesi, tüm sosyal ağlarda!