Basın Konseyi Başkanımız Pınar Türenç,
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından ödüllendirildi…
Bu özel anı ve töreni kaçırmak istemediğimden İstanbuldayım…
İstanbul’da olma nedenim bu!
Ancak bu yazının konusu o değil!
***
Her kentin kendine özgü güzellikleri var…
Tanıtmak lazım…
Bu anlamda bu tür çalışmaları değerli buluyorum…
Bu yıl İstanbul’da 12.’si yapılıyor…
‘Samsun Tanıtım Günleri’nin…
Gitmesek olmaz!
***
Gittim!
Ne göreyim!
Dahası nasıl göreyim?
Daha önce Kumkapı’da yapılıyordu…
Bu yıl Atatürk Havalimanı’na almışlar…
İstanbul’da yıllarca çalıştım, gazetecilik yaptım, buraları bilirim…
Ya bilmeseydim??!!
***
Fuarı öyle bir yere yapmışlar ki…
Kurda kuşa yem olmak an meselesi…
Diyeceksiniz ki,
“Koskoca Atatürk Havalimanı…
Kurdun kuşun ne işi var?”
Ancak kazın ayağı öyle değil!
***
Metroya bindim…
Binerken de sordum zaten;
“Atatürk Havalimanı’nda Samsun tanıtım fuarı var!
Bu fuara nasıl gidebilirim?”
Dediler ki, “Orada fuar filan olmaz…”
“Olsa olsa DT bilmem ne fuar merkezindedir…”
Zaten son duraktan bir öncesi…
İndim…
İndikten sonra bir hayli yürümem gerekti…
Ancak gelin görün ki…
Bizim Samsun tanıtım günleri bu fuar merkezinin içinde değildi…
Dediler ki “Yanlış geldin…”
“Senin fuar olsa olsa Atatürk Havalimanı içinde yapılan Millet Bahçesindedir…”
Tekrar döndüm metroya…
Son durak Atatürk Havalimanı’nda indim…
Ortada fuar filan yok…
Yürü babam yürü…
Nerede bu Samsun Tanıtım Fuarı?
Şeytan aldı götürdü!
***
Ortada fuar filan yok! Bir levha, afiş, tabela, hak getire!
Yürürken ara sıra tek tük insanlar görüyorum…
Daha çok özel güvenlik çalışanları…
Bir hayli uğraştan, uzun yürüyüşten sonra bir güvenlik kapısındaki çalışanlara sordum…
Maşallah, özel güvenliğin hepsinin bıyıklar hilal…
Ancak bunlar bıyıkları biraz abartmışlar!
***
Dediler ki “Yanlış geldin!”
“Evet! Ortada bir Samsun fuarı var.
Var ama oraya yürüyerek gidemezsin.
Gitmek için bir araç bulmalısın…”
Ortada taksi değil, normal araba dahi yok…
Dedim ya, in cin top oynuyor!
Ee! Nasıl olacak…
***
Sağ olsun arkadaşlar yol gösterdiler;
“Sen geldiğin yolu tekrar geri yürü” dediler…
“Millet bahçesi için bir yerlerden ring kaldırıyorlar.
Onlardan birini bul, bin.
Samsun fuarına anca gidersin!”
***
“Peki” dedim…
Söylene söylene döndüm…
Artık neredeyse gitmekten vazgeçecektim…
***
Hikaye uzun…
En sonunda Millet Bahçesine giden ringi buldum…
Ama öyle hemen “bin de git” diye bir şey yok…
Bekleyeceksin…
***
Hava ha karardı ha kararacak…
Bindim, bekliyorum…
Meğer yarım saatte bir hareket ediyor…
Tam saatimiz geldi, hareket etmeyi bekliyoruz ki,
Sürücü bize “İnin” dedi; “Diğer otobüse geçin!”
İndik mecburen!
Allah Allah! Ne güzel oturmuşuz, yerimizi ısıtmışız…
Söylene söylene kalktı yolcular…
Benim gibi bayağı bir bekleyen var…
İndik, bu kez diğer otobüsün sürücüsü, eliyle “geri dönün” dedi…
Bizi indiren ve geri göndermek isteyen iki sürücü karşı karşıya geldi…
Sonunda anlaştılar…
Biz tekrar kalktığımız araca geri döndük…
Hareket ettik ama git git yol bitmiyor.
Biz, ringde, havalimanı’nın içinde dönüp duruyoruz…
***
Güzelim Atatürk Hava Limanını resmen yok etmişler!
Her yer savaştan çıkmış gibi…
Terkedilmiş binalar, depolar, kuleler…
Adeta ıssız bir köy…
En son bu durumu Kıbrıs’ta, kapalı Maraş’ta görmüştüm…
Burası da aynı hissi veriyor…
***
Arabadan indim, hava buz gibi, acı bir rüzgar esiyor!
Elimde sırt çantam, içinde bilgisayarım filan…
Otobüsten inenlerin peşine takıldım gidiyorum…
Bunlar bildiğiniz personel…
Fuar alanı içinde sıra sıra kurulmuş büfe çalışanları…
Dükkanların üzerinde ‘Samsun’un nefis döneri”,
“Samsun’un meşhur pidesi“, gibi şeyler yazıyor…
Ama aslında hiçbirinin Samsunla alakası yok!
Dükkanlar aynı dükkan, sadece fuarların adı değişince dükkanların üzerindeki yazılar da değişiyor…
Mesela,
Bugün “Samsun’un meşhur pidesi”,
bir hafta sonra başka bir fuarda “Meşhur Yozgat Pidesi” oluveriyor…
Yersen tabi!
***
Aslında bu da vatandaşı aldatmak değil mi?
Bir hafta önce “Samsun Bafra’nın meşhur pidesi” bir hafta sonra Yozgat’ın, Tokat’ın nasıl olabiliyor?
Anlaşılan o ki, bu satış noktalarını yandaşlara kiralamışlar!
Bugün Samsun Tanıtım Fuarı, yarın Tokat Fuarı, bir sonraki hafta Çorum fuarı…
Ama sadece tabelalar değişirken, yediğin köfte aynı!..
***
Fuarda kimseler yok! Daha ilk gün!
Benim gibi alana ulaşmayı başarabilmiş az sayıda insan var!
SAMKON Başkanı Kaya Ahçı,
Büyükşehir eski Belediye Başkanı değerli büyüğümüz Zihni Şahin de var…
Çay içip sohbet ettik bir süre…
Samsun Dernekler Federasyonu (SAMDEF) Genel Başkanı Metin Şenel de orada…
Dedim ki, “Ne bir işaret ne bir tabela!
Buraya gelmek deveye hendek atlatmaktan daha zor.
En azından ringi fuarın kapısına kadar getirelim…
Getirelim ki burayı es kaza (!) bulmayı başaran Samsunlular en azından kapıya kadar kilometrelerce yol yürümesin…”
Ancak ortak bir yol bulamadık bunun için!..
***
O sırada bir arkadaş geldi,
“Samsun’dan gelen gazetecileri havalimanından alıp geleceğiz. Otele yerleştireceğiz” dedi…
Acı acı gülümsedim!
***
Siz “Gazeteci arkadaşları nasıl getirelim” diye telaş etmeyin!
Onlar bir yolunu bulur, mutlaka gelir!
Siz, İstanbul’da yaşayan Samsunluları fuara nasıl getirirsiniz?
Onu düşünün!
***

19 Mayıs
Genel
Samsun
Çarşamba
Samsun
Samsun

19 MAYIS
19 MAYIS
19 MAYIS
19 MAYIS
19 MAYIS